Baştan söyleyeyim, oldukça kısa bir yazı olacak bu. Çünkü anlatmak istediğim şey aslında çok basit. Birkaç cümleyle anlayacağınızı düşünüyorum. Haa, şunu da belirteyim.. Amacım hiçbir markayı karalamak vs. değil. Bu, kısa bir eleştiri yazısıdır. Güncel jargonla, micro-eleştiri yazısıdır diyelim.
Uzun zamandır çok güzel işler yapıyor GittiGidiyor. Gerek yüksek yayılımlı viral videoları, gerekse de online pazarlamaya bakış açılarıyla gerçekten takdir ettiğim bir marka. Ama son zamanlarda bir “hurraaa” anlayışı sezinliyorum. Yani “kullanalım da, her şeyi kullanalım” anlayışı. Bir bakıyorsun ortalığı kasıp kavuran “eski sevgiliye kapak” videosu çıkıyor, ama bir yandan bakıyorsun ucuz dizi izleme sitelerinde her videonun başına gereksizce konan ürün reklamları. Yani ben internetten dizi izleyen bir adamım. Videoyu izlemek için görmek zorunda olduğum gittigidiyor reklamlarına “her partta” küfür ediyorum. Ve yalnız olmadığıma da eminim. E sorarım o zaman size sayın GittiGidiyor pazarlama müdürü, bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu?
{ 3 comments… read them below or add one }
Kesinlikle katılıyorum, her seferinde küfür edenlerden biriside benim.. Aynen bu ne perhiz bu ne lahana turşusu durumu var (:
Paylasımlarından dolayı teşekkür ederim, iyi calısmalar (:
Aynı fikirde değilim Taci. Tüm markalar artık dijitale giriyor. Mecra genişliyor. Fark yaratmak için de klasik reklamlar yerine kullanıcıyı farklı yerlerde yakalamak gerekiyor. Gittigidiyor’un seni video izlemeden önce yakalaması doğru demiyorum. Fakat bu bir olgunlaşma dönemi. Markaların bu tip yerleri denemeleri doğru. Zamanla daha düzenli ve temiz reklamlar göreceğiz. En azından küfür etmeyeceğimiz
evet aynen öyle.. katılmamak mümkün degil.. zaten gg kendi kendini … cinster derler ya o hesap
bazen her dala degil bildigin alanda gitmek gerekir.